28.1.15

Ben geldim..


Aniden hastaneye yatırıldığım o gün bebeğimi benden alacaklar diye çok korktum..
Sadece 1700 gr dı ve ciğerleri henüz gelişmemişti..
Hiç kimseyi, telefonumu dahi odaya almadıkları o yerin doğumhane olduğunu sonradan öğrendim.
O güne kadar preeklampsi nedir hiç duymamıştım. Ne kadar ciddi bir hastalıkmış meğer!
Tek çözüm bebeği anneden ayırmakmış.
Gözde ışık çakması, şiddetli baş ağrısı, mide bölgesinde ağrı ve düşmek bilmeyen tansiyonum..
Preeklmapsinin tüm belirtilerini taşıyordum.
Minicik yavrumu benden ayıracaklar mıydı?
Yaşama şansı var mıydı?

19.1.15

Bazı zor zamanlar..

Şu anda bunları hastaneden yazıyorum bebeğim. Dün gece aniden bir baş ağrısı ile uyandım. O kadar şiddetli bir ağrıydı ki ömrümde böyle bir baş ağrısı yaşamadım.
Hemen annemle babamı uyandırdım, ahmeti telefonla aradım. Beni doktora götürün dedim. Herkes aynı şeyi söyledi; "Baş ağrısına acil doktoru en fazla ağrı kesici verir. " Tansiyonumu ölçtük 13 e 8 çıktı ama bence çok daha yüksekti, tansiyon aletimiz bozuk gibiydi zaten.
Ertesi gün Hemen doktorumuz Cüneyt Evrüke'yi aradım. Kendisine sonsuz güveniyorum. Bana bazı test isimleri verdi. Pazar günü olmasına rağmen bekleme, acilden hemen yaptır bu testleri bana dön dedi. Acile gittiğimde tansiyonum 14 e 9du. Preeklampsi şüphesi ile acilen yatışım yapıldı hastaneye. İşin ilginç yanı tansiyonum 14 e 9 ken bile ben kendimi çok çok iyi hissediyordum. Sadece Cüneyt hocanın dediği testleri yaptırmak için gittim hastaneye. Gece muhtemelen benim tansiyon 20 leri bile bulmuş olabilir. Ben ömrümde böyle korkunç bir baş ağrısı görmedim çünkü, deliricem zannettim.
Preeklampsi teşhisim kesinleşmedi, 24 saatlik idrar birikiminde protein çıkarsa acilen ameliyata alınabilirmişim. Bebişim, akciğerlerin daha gelişmediği için oldu ki erken gelmek istersen diye akciğer geliştirici iğne yapıyorlar bana. Ama sen yine de azıcık sabret, vaktinde gelmeye çalış, olur mu Nazlı kızım?
* * *
Bu hastalık çok ciddi bir hastalıkmış. Kontrol altına alınmazsa hem bebek hem anne kaybedelibilirmiş. Beni servise bile çıkarmıyorlar. Doğumhane de bir odada her an doğurabilirmişim gibi davranıyorlar. Saat başı tansiyonum ölçülüyor ve Nst cihazı ile bebişin kalp atışları normal mi diye kontrol ediliyor. Telefon kullanmak yasak, Ziyaretçi zaten yasak ama Refakatçi bile yasakmış, odada mecburen tek başıma kalıyorum. Bir tek eşim kalabilirmiş yanımda ama Ahmet de Kahramanmaraş'da çalıştığı için gelemiyor. odada mecburen tek başıma kalıyorum. Keşke yanımda olsa.. Bir kerecik sarılsam, saçlarımı sevse.. Her şey iyi olacak dese.. Ya da hiç bir şey demese.. Sımsıkı ellerimi tutsa, hiç bırakmadan..O bile yeter tüm korkularımı yenmeme.  Arada bir doğumhaneden çıkan sedye sesiyle irkliyorum, acaba beni mi almaya geldiler diye. Sonra tekrar uyumaya çalışıyorum-uyuyabilirsem..
En kötüsü yalnızlık ama arada bir tatlı kızım tekme atıyor, "üzülme annecim, bak ben buradayım" diye. O bana yetiyor. .

1.11.14

Cinsiyet Meselesi-2 :)

Ahh,
Yazmayalı öyle uzun zaman oldu ki..
Pıtpıtların iyice artmaya başladı mesela..
İçimde bir ağaçkakan mı var diyorum bazen :D
Detaylı ultrasonda Doktor amcan inceledi seni,
bütün organların yerli yerinde ve gayet iyi görünüyormuş..
Bizim için en güzel haber bu tabii ki!
..Ama :)
İşte bir minik haber daha varmış meğer,
Aslında içimde minicik bir Prenses yatıyormuş :)

30.10.14

Tekmelerin gücü adına :)

Ben aylardır içimde pıtpıtlarınla keyf yaparken babana bir türlü denk gelmemişti minik tekmelerin. Ne zaman tekme atmaya başlasan baban elini karnıma koyduğu anda tekme atmayı bırakıyordun. Bugün ilk defa baban tekmelerini hissetti. Ardarda o kadar sert tekmeler attın ki.. Buna ilk defa şahit olan baban heyecandan resmen çığlık attı, gözleri dolu dolu oldu.. Onun gözlerindeki heyecan, mutluluk ve duygusallığı görmeni çok isterdim. Babalar baba olduğunu doğumdan sonra bile hemen anlayamaz derler ya hep, senin babanın ne kadar özel bir insan olduğunu bil diye söylüyorum canım kızım; "Baban seni daha doğmadan bile delicesine çok seviyor.."
Sen doğunca bizim pabucumuz dama atılacak gibi ama varsın atılsın. . Böyle çok seven bir babanın kızı olman beni çok çooook mutlu eder... Balım kızım benim..

10.10.14

Tutamıyoruz Zamanı :)

Bebişim zaman hızla akıyor ve biz her geçen gün daha da sabırsızlanmaya başladık seni beklerken.
Senin geleceğini ilk öğrendiğimde hiç inanamadım.
Zaten iştah artması ya da mide bulantısı yaşamadığım için hamilelik öncesinden farklı hissetmiyordum.
Ultrasanda seni ilk gösterdiklerinde küçücük bir noktaydın sadece..
Zaman geçtikçe o miniminnacık nokta büydü.. Kollarını bacaklarını gördük, yine inanamadık..
Sanki ultrason ekranı bir televizyonmuş da biz oradan birşeyler izliyormuşuz gibi..
Sanki oraya bir bebek resmi koymuşlar da; bu sizin bebeğiniz demişler gibi..
Hiç inanamıyorduk babanla, o ekrandaki şimdi bizim yavrumuz muydu?