10.5.15

Ne güzel bir gün bu böyle, hele ki anneysen bir de :)


Sabaha kadar öyle çok yağmur vardı ki.. Gök delinmişti sanki.. Şimdi ise masmavi bir gökyüzü,  pırıl pırıl bir güneş ve cıvıldaşan kuş sesleri ile uyandık, sanki tüm olumsuzluklar yağmurla yıkanıp gitmiş gibi. .
. . . . .
Gece boyunca en az 10 defa uyanmış(Abartısız 10 kere, ciddiyim) , Her seferinde emmek istemiş ama 2-3 çektikten sonra memede uyuyakalan, uyuduğu için ememeyen, ememediği için bir türlü tam doymayan, tam duymadığı için muhtemelen yarım saat sonra tekrar uyanıcak olan, artık rüyasında her ne görüyorsa sürekli kahkahalara boğulan bir cimcimeyle günümüzü aydın ettik.

9.5.15

Çok gezenti ebeveynlerin kutarıcısı; ''sling ve kangurular''

          Bebeğiniz olduktan sonra herkes sizin artık eve hapis olacağınızı söyler durur. Ancak gezme sevdalısı bir yapınız varsa sizi hiç bir şey durduramaz. Yani; "Bundan sonra kıracaklar dizlerini evde oturacaklar!" Diyenlere ancak gülersiniz, "Hı hııı sen öyle zannet diye." :)

           Gezmek, yeni yerler keşfetmek benim hayat biçimim. . Çocukluğumdan beri kaç şehir gezdim sayısını ben bile bilmem.. Yeni bir şehre yolum düşerse heyecanla atan kalbim beni kahverengi tabelalara yönlendirir, uçar adımlarla keşfederim her yeni şehri..

21.4.15

Hey Doktor!

Allah kimseyi sadece çok bilen doktorun eline düşürmesin. Doktor dediğin her bildiğini, aklından geçen her şeyi "zönk!" diye hastaya söylememeli arkadaşım. Sen ihtimallerden bahsediyor olabilirsin ama senin ağzından çıkan tek bir kelimeyi bile delicesine önemseyen hasta-hasta yakınına bunu yapmaya hakkın yok senin.. Hele ki yeni doğum yapmış, lohusa bunalımına girmek için bahane arayan tazecik bir anneye "bebeğin lösemi olabilir." denilir mi?!

1.3.15

Yanıtsız Sorular..

Mimiğim, meleğim benim. .
Bugün babanın izni bitti, sen de hastaneden yeni çıktın diye seninle biz anneannenle kaldık, baban Kahramanmaraş'a dönmek zorunda kaldı. Öyle üzgündü ki.. Sevgili olduğumuz dönemden bugüne kadar pek çok ayrılmak zorunda kaldığımız zaman olmasına rağmen ilk defa onu bu kadar üzgün gördüm. .
Defalarca "siz de gelin.." dedi gözlerimin içine gözleri dolu dolu bakarak. . Ama senin sağlığın için bir süre daha ayrı kalmaya mecburduk..
"Her gün görüntülü ararım Birtanem. ." dedim..
"Kokulu?" dedi.. cevap veremedim :(

27.2.15

Bir bebek doğar, bir anne doğar..

Canım kızım..
Bugün sen doğalı tam 1 hafta oldu..
Sen bu dünyadaki en tatlı şeysin. .
Bir anda girdin dünyamıza ve bir anda en sevdiğim oldun. .
Nasıl bir aşk bu anne ile çocuk arasındaki, Allah'ın nasıl bir hikmeti bu annelik içgüdüsü..
Gözlerimden akan uykuya rağmen gözlerine bakarak uykuya dalmamak için mücadele vermek. . Her 1 saatte seni emzirerek sadece ikimiz arasında olan bir bağı gittikçe kuvvetlendirmek ve sana geçen her dakika biraz daha aşkla bağlanmak..
* * *
Meleğim, can parçam, kokuna doyamadığım bal kızım. .
Bugün sen dünyaya gözlerini açalı tam 7 gün oldu ama canım yanıyor. .
Sezeryan yaralarım değil beni böyle çaresiz kıvrandıran, senin ağlama krizlerine engel olamamam, küvezde öyle çaresiz çırpınırken, florasan ışığının altında gözlerin bağlı yatarken, sana sarılıp kokunu içime çekip seni sakinleştirimem yaralıyor beni. .
Hepi topu 2 gün böyle yatacak, nefesi içinde olsun hastalık geçer dediler. . Sarılık seviyen sınırın çok çok üstünde,  normalde 15 sınır iken senin 24.3 çıktı..
Hepimizin aklı çıktı bu değerleri duyunca. .
Nefesin içinde olsun, hastalık geçermiş.. Çok şükür, asla isyan etmedim neden böyle oldun diye.. çok şükür Nefesin içinde, Allah'ım upuzun sağlıklı ömürler versin sana yavrum. . Ama yine de çabucak iyileş sen olur mu.. Ben seninle bakışarak seni emzirmeyi, sonra da bağrıma basıp doyasıya mis kokunu içime çekmeyi çok özledim. .
* * *
Dün akşam annemle babam ben ne kadar iştahım yok desem de "sütün kesilir, beslenmen lazım" diyerek beni zorla hastanenin kantinine yolladılar babanla. . Baban öyle iyi bir arkadaş ki; en az benim kadar üzgün olduğu halde hastanemizi otele, hastane kantinini restoranta, senin florasanları da solaryum a benzetti. . Ama yok! Hiç bir şey neşemi yerine getirmiyor, göz yaşlarımı dindirmiyordu.. Hızlıca yemeğimizi yiyip hemen geri odaya döndüğümüzde bir elini anneannen, bir elini de büyükbaban tutmuştu.. O kadar çok ağlamışsın ki biz gidince, küvezin içinde seni sakinleştirimenin tek yolu minicik ellerini tutmak olmuş. Biz geldiğimizde hâlâ ağlıyordun, çok ağladı bu sakinleşmiş hâli dediler. Belki 2 saat uykunda iç çektin, içimi yaktın canım kızım.. Hiç bu kadar çok ağlamamıştın, ağlatmamıştım hiç seni..
* * *
Hastanede yanında ben, baban ve anneannen kaldık. Büyükbaban arada geldi yokladı bizi. Gece ve sabaha kadar, hatta tüm gün boyunca sırayla nöbet tuttuk başında. . Allah korusun gözündeki bant açılırsa yoğun florasan ışınları kör bile ediyormuş, Allah muhafaza.. Gözlerimizden uyku akmasına rağmen hiçbirimiz off bile demedik, nöbeti sen al demedik, zorla devraldık nöbetleri birbirimizden, "uyu artık sen çok yoruldun" diye.. Gözümüzü bir an olsun ayıramadık senden; ben, baban ve anneannen..
* * *
Bugün sen doğalı tam 1 hafta oldu canım kızım benim..
Ve ben bu yazıyı tamamlayana kadar senin heyecanla düşmesini beklediğimiz göbeğin düştü sonunda. . Ilk banyonun yaptırmanın sabırsızlığı içindeyken, göbeğinin hastanede düşeceğini tahmin etmezdim. . Sabrediyorum,  dua ediyorum, şükrediyorum. . Inşallah bir an önce sağlıkla çıkarız bu hastaneden. .
Allah'ım esirgesin seni canım kızım. . Allah'ım korusun seni canım yavrum. .